THÉ Et FEU

Bienvenue sur TFE. Buvons du THÉ et discutons autour du FEU. Hoşgeldiniz, sefalar getirdiniz.
 
AccueilAccueil  PortailPortail  CalendrierCalendrier  FAQFAQ  RechercherRechercher  S'enregistrerS'enregistrer  MembresMembres  GroupesGroupes  Connexion  

Partagez | 
 

 Orhan Hikmet

Voir le sujet précédent Voir le sujet suivant Aller en bas 
AuteurMessage
Toxik
Sublime Conteur des Mille et Une Nuits
Sublime Conteur des Mille et Une Nuits


Nombre de messages : 1712
Date d'inscription : 11/03/2005

MessageSujet: Orhan Hikmet   Mar 19 Juil - 19:11

Ben seni ölümüne sevdim, ölümüne geldim sana. Ama ya sen?

Fırtınasız, sade bir hayatım vardı senden önce. Yaşıyor muydum, bilemem. Sıradanlığın griliği içinde kaybolmuş insanlar arasında yaşamaya çalışıyordum. Ölmeye hakkım yoktu, biliyordum.

Sonra sen geldin. Normal değildi gelişin. Yakıp yıkarak, dünyamı altüst ederek geldin. Davetsiz, ama özlenen bir misafir gibi. Kasırgalar koptu yaprak kıpırdamayan dünyamda. Oradan oraya savrulmaya başladım. İçtiğim su gibi, ekmek gibi oldun önce. Nefesim olup, içime doldun. Sesini duymadığım gün, boğulduğumu hissettim; artık can olmuştun. Sonra delice aktın damarlarımda; kan oldun bana. Ölüme eşdeğerdi sensizlik.

Ama, baştan ayağa yasaktın, imkansızdın; yıkamadığım, aşamayacağım engellerin ardında. Ölüm, bir madalyon gibi boynumdaydı artık. Sensiz ölüyordum; ama seninle de ölümdü hayat. Uzak durmak istedim, yaklaşmamak. Akıllı hiçbir insan, yanacağını bile bile yaklaşmazdı ateşe. Oysa ben, ateşle oynuyordum. Anladım ki, sevgim deliliğimdi. Sen gelirken, aklım firar etmişti. Düşünmeden, delice sevdim; hesapsız, karşılıksız.

Ya sen?.. Önce aklımı aldın; başka bir şey düşünemez oldum. Sonra sözlerimi. Senden gayrısını konuşamaz, yazamaz oldum. Gözlerimi istedin sonra, aldın. Göremiyordum artık başkasını. Yüreğimin sende olduğunu fark ettiğimdeyse, çok geçti. Ben, bende değildim artık. Beni almıştın; çalmıştın belki de.

İnatçı, hırçın, alabildiğine güçlüydüm herkese karşı. Sana ise, sadece aşık. Sana hırçınlığım, ölesiye kıskançlığımdı. Baktığın, konuştuğun herkesten kıskandım seni; annenden bile.

Sonra, çağırdın bir gün; ‘gel’ dedin. Gelmemem lazımdı. Ama, sana kullandığım lügatte ‘hayır’ yoktu. Oysa imkansızdı, yasaktı, zordu. Dağların kucaklaşmasıydı sana gelmek.

Bir damla su içmeden çölleri aşmaktı. Martının balığa aşık olmasıydı. Kuru güllerin hayat bulmasıydı. Garip bir teslim oluştu; geldim... Ay Dünya’ya değdi; Dünya Güneş’e. Kıyamet koptu.

Aşkta imkansız yoktu. Dağlar delinmiş, çöller aşılmıştı.

Aşık için vuslat, sevgilinin yüreğine dokunmak demekti; tenine değil. Yüz sürmekti yüzüne; omzuna başını koymaktı. Sadece nefesinin sıcaklığıyla yetinebilmekti. Bir ömrü, bir saate sığdırabilmekti.

Sarılıp ağlamaktı belki de vuslat. Bulutlarını yağmura dönüştürüp, sevgilinin yanağını sulamaktı. Ona dokunmadan, onu almaktı belki de. Gözyaşlarını zincir yapıp, onu bağlamaktı; bırakmamaktı. Anlıktı.

Vuslat, başlangıçtı ayrılığa; ölüm demekti. Geldim yine de.

Her gelen giderdi, gitmeliydi. Ben de öyle yaptım. Gelmek kadar zordu gitmek, ardıma bakmadan. Çağlayanlarımı içime akıtıp, sevgiliyi yakmadan. Aslında bir enkazken, dimdik gözükmeli, ayakta kalmalıydım. Dayanmalıydım. Bedendi sadece, ardına bakmayan. Gözlerim, sözlerim, hiç söylemediklerim ve yüreğim sende kalmıştı.

Gitmekten de zordu belki, gidenin ardından bakmak. Giden mi sürgündü, kalan mı? Giderken geride bırakmışsa yüreğini, gidendi sürgün. Gidene vermişse yüreğini, kalan hem sürgün, hem sılada gurbeti yaşayandı. Gidenden de, kalandan da, bir yığın soru işareti kalırdı geriye.

Vuslat mı daha zordu, ayrılık mı? Gitmek mi zordu, yoksa kalmak mı? Ayrılık mı zordu, ölüm mü? Aşık için, ayrılık ölümden zordu. Çünkü, ölümden öte köy yoktu. Hayat, sevgilinin yanında başlar, son bulurdu.

Ve ben, sevgili.; seni ölümüne sevdim; sana ölümüne geldim; senden ölümüne ayrıldım.

Ya sen?..


Orhan HİKMET
Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur
Isis
Récent Boss Fort du Phosphorescent Bosphore
Récent Boss Fort du Phosphorescent Bosphore


Féminin Nombre de messages : 4138
Age : 66
Localisation : Un jardin sur le Nil....
Date d'inscription : 27/04/2005

MessageSujet: Re: Orhan Hikmet   Jeu 21 Juil - 18:28

Seçil a écrit:
Ben seni ölümüne sevdim, ölümüne geldim sana. Ama ya sen?

Fırtınasız, sade bir hayatım vardı senden önce. Yaşıyor muydum, bilemem. Sıradanlığın griliği içinde kaybolmuş insanlar arasında yaşamaya çalışıyordum. Ölmeye hakkım yoktu, biliyordum.

Sonra sen geldin. Normal değildi gelişin. Yakıp yıkarak, dünyamı altüst ederek geldin. Davetsiz, ama özlenen bir misafir gibi. Kasırgalar koptu yaprak kıpırdamayan dünyamda. Oradan oraya savrulmaya başladım. İçtiğim su gibi, ekmek gibi oldun önce. Nefesim olup, içime doldun. Sesini duymadığım gün, boğulduğumu hissettim; artık can olmuştun. Sonra delice aktın damarlarımda; kan oldun bana. Ölüme eşdeğerdi sensizlik.

Ama, baştan ayağa yasaktın, imkansızdın; yıkamadığım, aşamayacağım engellerin ardında. Ölüm, bir madalyon gibi boynumdaydı artık. Sensiz ölüyordum; ama seninle de ölümdü hayat. Uzak durmak istedim, yaklaşmamak. Akıllı hiçbir insan, yanacağını bile bile yaklaşmazdı ateşe. Oysa ben, ateşle oynuyordum. Anladım ki, sevgim deliliğimdi. Sen gelirken, aklım firar etmişti. Düşünmeden, delice sevdim; hesapsız, karşılıksız.
Ya sen?.. Önce aklımı aldın; başka bir şey düşünemez oldum. Sonra sözlerimi. Senden gayrısını konuşamaz, yazamaz oldum. Gözlerimi istedin sonra, aldın. Göremiyordum artık başkasını. Yüreğimin sende olduğunu fark ettiğimdeyse, çok geçti. Ben, bende değildim artık. Beni almıştın; çalmıştın belki de.

İnatçı, hırçın, alabildiğine güçlüydüm herkese karşı. Sana ise, sadece aşık. Sana hırçınlığım, ölesiye kıskançlığımdı. Baktığın, konuştuğun herkesten kıskandım seni; annenden bile.

Sonra, çağırdın bir gün; ‘gel’ dedin. Gelmemem lazımdı. Ama, sana kullandığım lügatte ‘hayır’ yoktu. Oysa imkansızdı, yasaktı, zordu. Dağların kucaklaşmasıydı sana gelmek.

Bir damla su içmeden çölleri aşmaktı. Martının balığa aşık olmasıydı. Kuru güllerin hayat bulmasıydı. Garip bir teslim oluştu; geldim... Ay Dünya’ya değdi; Dünya Güneş’e. Kıyamet koptu.

Aşkta imkansız yoktu. Dağlar delinmiş, çöller aşılmıştı.

Aşık için vuslat, sevgilinin yüreğine dokunmak demekti; tenine değil. Yüz sürmekti yüzüne; omzuna başını koymaktı. Sadece nefesinin sıcaklığıyla yetinebilmekti. Bir ömrü, bir saate sığdırabilmekti.

Sarılıp ağlamaktı belki de vuslat. Bulutlarını yağmura dönüştürüp, sevgilinin yanağını sulamaktı. Ona dokunmadan, onu almaktı belki de. Gözyaşlarını zincir yapıp, onu bağlamaktı; bırakmamaktı. Anlıktı.

Vuslat, başlangıçtı ayrılığa; ölüm demekti. Geldim yine de.

Her gelen giderdi, gitmeliydi. Ben de öyle yaptım. Gelmek kadar zordu gitmek, ardıma bakmadan. Çağlayanlarımı içime akıtıp, sevgiliyi yakmadan. Aslında bir enkazken, dimdik gözükmeli, ayakta kalmalıydım. Dayanmalıydım. Bedendi sadece, ardına bakmayan. Gözlerim, sözlerim, hiç söylemediklerim ve yüreğim sende kalmıştı.

Gitmekten de zordu belki, gidenin ardından bakmak. Giden mi sürgündü, kalan mı? Giderken geride bırakmışsa yüreğini, gidendi sürgün. Gidene vermişse yüreğini, kalan hem sürgün, hem sılada gurbeti yaşayandı. Gidenden de, kalandan da, bir yığın soru işareti kalırdı geriye.
Vuslat mı daha zordu, ayrılık mı? Gitmek mi zordu, yoksa kalmak mı? Ayrılık mı zordu, ölüm mü? Aşık için, ayrılık ölümden zordu. Çünkü, ölümden öte köy yoktu. Hayat, sevgilinin yanında başlar, son bulurdu.

Ve ben, sevgili.; seni ölümüne sevdim; sana ölümüne geldim; senden ölümüne ayrıldım.

Ya sen?..


Orhan HİKMET




Piouuuuuuuuuuu!! ce que l'amour peut faire écrire, Clin d'oeil Langue

O.Hikmet décrit bien l'état ds lequel on est qd on est en phase d'amour Coeur ....
Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur
Talia
Maître Mystique du Narghilé Mystérieux
Maître Mystique du Narghilé Mystérieux


Féminin Nombre de messages : 587
Age : 34
Localisation : Bruxelles
Date d'inscription : 11/06/2005

MessageSujet: Re: Orhan Hikmet   Sam 13 Aoû - 17:16

Coeur

Quel style !!!!
Revenir en haut Aller en bas
Voir le profil de l'utilisateur http://eyestyles.blogspot.com
Contenu sponsorisé




MessageSujet: Re: Orhan Hikmet   Aujourd'hui à 5:00

Revenir en haut Aller en bas
 
Orhan Hikmet
Voir le sujet précédent Voir le sujet suivant Revenir en haut 
Page 1 sur 1

Permission de ce forum:Vous ne pouvez pas répondre aux sujets dans ce forum
THÉ Et FEU :: FORUMS DU SAVOIR VIVRE :: Amour & Vie de Couple-
Sauter vers: